Belki son defa, belki yıllardan sonra Sırlar içimde, korkarım anlatmaya Aşk alır beni, kandırır beni Küçük bi çocuk gibi..
Sengüzel kadın, hiç mi mutlu olmadın? Hiç mi sevmedin, hep mi yarım kaldın Belki bilmeden bekledin beni Beni sana kader getirdi..
İçimden geçen senin içinden geçer mi Nasıl saklarım seni ne çok sevdiğimi Benim içimden geçen senin içinden de geçer mi? Ama nasıl saklarımseni ne çoksevdiğimi
Sözler az kalır, çaresiz kalır Gözler anlatır, aşkı gözler anlatır..
Rüzgârına kapılmış gidiyorsun. İnsaf et ey yâr gölgende unuttuğun benim
Sefere çık ey sefir muhabbetin aksi yok, Bir his, şüpheyle karışık lacivert korkuyla kaplıyor bulduğu boşluğu. Huzursuz inceleyiş ve uykusuz geceler. Kalp çarpıntısı , ardından en ince yerden acıtarak gelen ruh bozukluğu. Dalıp gitmeler, farkına varılamayan geri dönüşler. Kendinden amansız zamansız geçişler. Öfke davetleri ardından gelen sükût demine ait bir gülüş.’’Aman sende’’ler .’’O yapmaz! Asla! Benim başıma gelmez. Bunca zaman, bunca anı, bunca, bunca, buncalar… Bütün bunlardan vazgeçemez diyen, kendine bile inanmayan beklentiler. Sessiz sedasız bir fırtına öncesi…
İhanetin kamçı sesi İliklerinde yayılırken dalga dalga Sessizlik bozulur. Zapt edilemez ruhun alır gider başını Dar akşam vakitlerinde Hangi izbe sokaklarda tazeler de umudunu Ve hangi fahişe yataklarda hükmünü verir sadakatin Yalın kılıç bırakır aşkı orta yerde Öteki olmanın dayanılmaz ağırlığı… Of baş ağrısı... Emeksiz geliveriş ve tahta kuruluş, el etmez güç yetmez… Fırtına; kasıp kavuran. Önce isyan ve öfke nöbetleri... Ölümüne ,nisyan sandığın öldüren şüphe debelenmesi ... Dağılış kahroluş ve kendince kadınlığına yapılmış hakaret... Ağlama nöbetleri. Emeklere yanış.
Her güne her geceye amansız savruluş.
Ötekine düşmanlık en amansız bedduaları yollayış. İnsanlıktan çıkış, senin varlığın diğerinin tehdidinde can çekişir. Öteki ahhh karaçalı . Uğursuz…
Sen bu musun?
Değilsin.
Hak etmediğini düşünürsün bu yaşadıklarını .
Gözyaşı önce gizli sonra aşikâr.
Sonrasında yoruluş ve duruluş.
Sükûn ve kendince cebelleşme
Sükûtun kısa demi yeniden alaz yeniden hesaplaşma…
Senin ben olmana izin vermeyeceğim gibi ben de sen olmayacağım. Tercih hakkı olmalı birinin, aşk kalmamalı orta yerde. Velâkin sen o hakkını kaybettin. Ben tercih dışı… Elenen, gözdeyken gözden düşen. Bende ki ,sende bile gerçek değil. Gitmesi gereken ama gitmeleri göze alamadığı için direnen. Değişen, üzülen, pişen, affeden…
Bu ben miyim?
Değilim.
Sahi değil miyim?
O halde aynadaki kadın kim. Kaçıncı hak mahrumiyeti bu Kaçıncı telafi yanılgısı Kaçıncı bittilere meydan okuyuş. En azgın demlerinde öfkenin Kaybetme korkusu, susuş
Ve ötekinin gelip yerleşen varlığı bütün karşı koyuşlara direnen. Belki cismen değil ama hayalinin dayanılmaz sancısı. Yârin yüzünde ona ait tebessüm, bir anlık hatırlanış ;sevdanın,heyecanın izi. Onun inatçı susuşları, senin kadınsı aldanışların, yürek kalkıntısı beklemeler. An ne yaman…
Beklemek yorar.
Terk edilme ihtimali koyar günden güne, gözlerine vurur mührünü. Onun gözlerinde sen olmayan bir ışık. Bir parıltı sana yaban ve ait olmayan, beklentili dokunuşlar... Ve seni sen olmaktan çıkaran vurdumduymaz zaman. Yakarış, umuda aralık bırakılan kapılar. Eli kulağında gerçekleri umutsuz bekleyiş.
Ey sevgili anladım Gözlerimin harelerinde oynaşır aşkın Laftan anlamaz kalbim Sakınır saklar altın kulelerinde seni Güneşi kapatır aydınlığını görmez Kelepçeler, ızdırabını da Düşlerine bile sokmaz Yollarına kapanır yüreğinin Sürgüler kapısını umudun Dudaklarındaki muammanın Çözer arada bir düğümünü Açık vermez. Sır vermez. Dikenler hayırsız Gülü vermez
Akrebin akrepliği tutar.Say ki; yâr. Yelkovan kovalamaktan yorgun bitap senle müsavi. Sen acında boğulursun nefessiz sessiz. Koruyamadığın aşk-ı varlığınla: Bir gün onu anlarsın Hak verirsin Sen ve öteki Öteki ve sen Nerde başlar nerde biter girift. Bir masaldır ya bu elması düşmeyen, tahtını kaybeden, tacı alınmış bir sultan…
An gelir, fonda ‘’Eşyalar toplanmış, kadınım.’’
Ey sevgili bu şiir sana sitemimdir, Hoşça kal. Yalnız, Sen giderken Aşk kokacak Bıraktığın her iz ***********
Siz çaresizlik nedir bilir misiniz? Boynunu büküp uzaklaşmayı yada sessiz bir gemi gibi limandan mecburen ayrılmak zorunda kalmanın ne olduğunu bilir misiniz? Bir alev gibi yanan yüreği susturmak zorunda olmanın, yüreğine ağır bir taş koyup bastırmanın ne demek olduğunu Zordur, hem de çok zor Her sevgi bir ömür bitirir, her sevgi senden bir şey alıp götürür ama çaresizlik işte o bambaşkadır seni damla damla eritir yok eder Ateş mumu nasıl eritirse, kar nasıl avuçlarında erirse işte öyle erirsin ama elinden bir şey gelmez önünde sıra sıra koca dağlar engelin olur istesen de ulaşamazsın, çırpınırsın ama nafiledir her kanat çırpışın Her çırptığın kanatta yorgun düşersin, yüreğin acır, ömründen bir sayfa daha devrilir sessiz ve mağrur ama gururludur zaten o gurur değil midir bizi bitiren yada sevgileri yok eden Nice sevgiler o gurur yüzünden yok olmadı mı ya da yok olmak zorunda bırakılmadı mı(?) Neden sevgiyi yaşamak varken hep susuyoruz neden mutlu olmak varken kendimize acıları yakıştırıyoruz bilmiyorum ama sanırım acıdan istemesek de hoşlanıyoruz bizler acımasızız zorla acı çektiriyoruz kendi benliklerimize Aşka gereken değeri veremiyoruz yada önümüze bazen öyle bir engel çıkıyor ki; duvara son sürat çarpan araba gibi dağılıveriyoruz Her zerremiz paramparça oluyor tamiri mümkün olmayan yürek sonunda pes ediyor ve tüm varlığını hayata ve ona açılan kapılara kapatıveriyor Sonrası mı; sonrası koca bir boşluk hissiz ve kupkuru.
Geldim nasılsın sevgilimbeklediğine değmiş mi Dudakların kıpırdamaz hal ve tavır sessizdi Beklediğim ilgiyi yeşil gözlerinde göremedim Ve kısa zaman içinde galiba fazla sevmiştim Alkol alkol ve yine alkol Kafam iyice gidiyor birtanem hemide karton Sigara dumanları odama sis havası katıyor Ve pardon gösterdiğim ilgi için pardon Şimdi yoksun artık uyuduğum yastıkta İstemiyorum kimseye şuurumu kaptırmak Böyle giderse eğer kafamdan çıkarsın Olcakların hepsini ben zamana bıraktım
Değil daha zamanı yoksa bana şaka mı yaptın Takılıyorum tek başıma ve arada tatlım Öyle baktı giderken görüşürüz sana da aşkım Söylediğin her şeyi kafaya taktım
Olanlar aştı fazlasıyla sınırı Yok takatim öyle yıkılıp Aşk acısı yürekte destekler sızıyı
Seven sevilen her kalp bir gün kırılır
İtirazlar bastırıldı ihtiyarlar anlatırdı İtinayla anlamazdım bir zamanlar kandırıldım İlkin aşkla patlamıştım arkasından ağlamıştım Anılara saklanınca yaşlarımda kalmamıştı Bir gün bir plan yaparsın yani öyle umarsın Bir dönüp baktım kıza kaldım öyle umarsız ki Söyle derdin neydi bence fazla tutarsızsın Oysa ilk gün çok şekerdin az da utanmıştın
Soyut birkaç simge kaldı ellerinde buruşma var Kudurmadan kavga etmem o da anca susup bakar Suçun kadar boşsun boşluk kaldı gittim duruşmadan Gurur tamam var da birşey bir kere biter umursamam Unutmadan söyliyim ki meyilliydin gitmeye Yani normal yaptığın şey kızmadım hiç bir şeye İlk aşkım terk etti intihara gitmeye Az kala durdurdum çünkü değmez kimseye
Beyaz zambaklara sarılmış yüz güzelliği Al yanaklara vuranda, nurlanan cemalini Sarıp gönül güzelliğine, sevgi denizinde Yeşil bakışları mihrap, saçları sevda yaptım,
Bal dudaklarda sözleri, sevdama yazdım, Vadi yeşili gözleri, düşlerime yeren aldım Umut bulutlarına sarıp, mavi yakamozlarını Deryanın sularını sevisine akar eyledim Sıcak bakışlarda düşlerime alıp sevdasın Yüreğimi, yüreğine götürsün diye gülden Sal yapıp dizelere, sevdim seni yürekten Gözlerini kardelenden aldım, giderken
An yaşadım sandım tatlı muhabbetinde Saatler geçmiş meğer güneş batımında Kaldım menekşe moruna sarılı bendende Yüreğini alıp, yüreğime işledim sevgide Vadi yeşili gözlerin, sevgi bakışlarında, Doyamadığım güzellikte anlar yaşadım Nur cemalden ayrı ölmesin diye yüreğimi Yüreğindeki, sevgi deryasına ıslı bıraktım Gül tebessümü düşlerime nakışlayıp geldim
Sevdim seni beklenmedik bir anada Gözlerime sardım düşlerimde Çaresiz bakışlarıma çare yaptım Nice pınar başlarında bekledim Gelirsin diye. Yıldızlar söndü sen nerdesin? Dilek ağacının dallarına her gün bir gül astım Taçlarına adını yazdım Sevdim seni apansız duygularda Geceleri uzun yaşadım, günleri kısa Sen geleceksin diye düşe Yıldızlar söndü,neredesin sen.? Ela gözlerine baktım hayalimde Kumsala adını yazdım her gece, mehtapta Mehtapları kovaladım, Sana yer olsun diye dünyada Yıldızlardan fal tutup, seni bekledim Yıldızlar söndü, sen nerdesin? Yalanı katmadım gözlerimdeki sevgiye, Her alışımda seni yaşadım aldığım nefesimde Gecelere bekçi yaptım yüreğimi Sen gelince karşılasın diye Yıldızlara not bıraktım, Bakışların okurda gelirsin diye Yıldızlar söndü sen neredesin? Ten kokularımı gece karanlığına bırakıp Üşüyen yürek yalnızlığımda Gökyüzüne yıldızları serdim Yatak olsun diye sevgimize Sana selam gönderdim gelesin diye Selamı yolladığım yıldız söndü Sen neredesin?
Umutla çiçekleri boynunu büktü Sevgiye gülen gözleri hüzün bürüdü Hüzne keçe oldu düşlerim Ne dilek kaldı düşlerime Nede senden bir umut, Umutlarım hazan oldu Gökyüzünü kara bulutlar sardı Yıldızlar söndü sen neredesin?