.. Lost in a fairytale ..

__________________

29/9/2009 ·

Kırmızı şarap değil; narkoz gibi bir sevda damlıyor şeffaf bir şarap kadehi olmuş dudaklarından!
Ve narkoz gibi bir ihanet sunuyorsun bu gece bana…
“10’a kadar say sevgilim” diyorsun; derin derin nefes al…”


BİR:

Yeni bir metresle eski bir aşka başlar gibi uyanıyorum artık her sabah ve duman duman gözlerimin önünden acı dolu bir karmaşa akıp gidiyor…
Gözlerimden fışkıran hiddet ve öfke sanki bir katile saplanan pis bakışlar gibi saplanıyor içime!


İKİ:

Tek sıra dizilmiş de Eros’un pegasuslara binmiş süvarileri uçlarına gözyaşından barutlar sürülmüş kan okları atar aşıkların gözbebeklerine…

Sokaklarda cirit atan huzursuzluk aşıkların avuçlarını kör bir jilet gibi kesmekte…
İlikleri inim inim titreten gecenin matemi kim bilir daha kaç intihara gebe?

Haykırıyorum gece gece kudurmuş varlığına!
Bırak bari İstanbul tanık olsun damarlarıma zerk ettiğin ızdıraba!


ÜÇ:

Bak şu acının her açısını derece derece tavaf etmiş avuçlarıma bak!
Şu hasretten tenime silinmez mürekkeplerle kazınan kedere bak!
Şimdi hangi alim yapar suskunluğumun tabirini?!

Gözbebeklerimden tebdil-i kıyafet dolaşan bir kıyamet olup süzülen şu mısralar hangi kavmin günahıdır?
Hangi cesur peygamber üstlenir uyarmayı artık sesimde cirit atan kafir zümreyi?!


DÖRT:

Avuçlarımdaki acıya bak!
Şimdi ben nereye dökeyim bu acıyı?
Hangi okyanusa boşaltsam taşıyabilir bu sancıyı?
Hangi yıldız şaşırmaz yörüngesini?
Hangi kara delik çekebilir avuçlarımdaki kahrı?!
Şimdi ben bu acıyı nereye dökeyim nereye saçayım gözbebeklerimin hazine arazilerine durmadan gecekondu mahalleleri kuran bu mafyavari kederi?


BEŞ:

Gözlerimden fışkıran renkli dumanların önünde acılar sanki resmi geçit yapıyor…
Öyle bir bakıyorsun ki; sanki gökyüzünde yeni bir yıldız doğuyor…

Kime baksam sana benziyor!
Öyle kötü bakıyorum ki insanlara kimin yüzüne baksam beni deli sanıyor!


ALTI:

Yitirdim yüzünü ilmek ilmek…
Önce anılar yitti birer birer sonra da kırık dökük sözcükler…
Üç noktalar yitti sonra yitti gittiyitirilen uygarlıklar gibi şiirler…


YEDİ:

Gözbebeklerine çöreklenen yalan sana Havva’dan Havva’ya Azazil’den miras!
Bakışlarında gün geçtikçe gayri meşru bir çocuk gibi büyüyor ihanet!


SEKİZ:

Peri perdeleri ile örtüp yarım bırakılmış şiirlerin üstünü içimde çıkarttığın tüm yangınları gözbebeklerimde söndürüyorum!


DOKUZ:

Kiramen Katibin meleklerim bile ilk kez şahit oluyorlar böyle bir çıldırışa!
Parçalanıyor her an biraz daha sızlaya sızlaya Cahiliye Devri putları gibi içime zamansız çöreklenen yalancı tanrıça!


ON:

Ve şimdi bir küfür olup sızıveriyor adın dudaklarımdan sokaklara!
Sabah erken uyanan insanlar ilk kez tanık oluyorlar bir şairin intiharına!

Durma!
Biraz daha ölüm ver bana biraz daha intihar koy meze tabağıma!
Yetmiyor kanıma karıştırdığın narkoz bu ihanete katlanmaya…

Yorum (yok) Yorum yaz!

Çöp Kadın

29/9/2009 ·


kaçıp gidiyorum buralardan
şöyle saçımı başımı alıp gidiyorum


dar gelen zamanları
acıtanları kanatanları
denizlere yaya yaya gidiyorum..

kendimide bırakarak en olmadık yerde
ulu orta öylece..
şehre bişey söylemeyerek
biraz firari
biraz kaçık
ilgiyi severim ya öyle merak edilerek...
gidiyorum..

giderayak delirmek istiyorum
şöyle her ağaç elma
her bulut pamuk şekeri ve hazır güneş de portakalken
çöp kadın gibi bembeyaz sayfanın ortasında
el salayarak gidiyorum..


'hoşçakal' lar hoşçakalsın..
ben merhabalardayım
arayan olursa dönüşüme bi papatya saklasın..!

kara kaşlı kışı yeşil gözlü bahara bıraktım
beni sevdam karşılasın..

Yorum (yok) Yorum yaz!

yoklugun..

29/9/2009 ·

Sen bir pınarsın içilen ama kanılmayan,Seveni yanıltmayan,sevince yanılmayan,varlığına doyulmayan,yokluğuna dayanılmayan...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Ruhum Yırtık Bir Uçurtma !

29/9/2009 ·





Varsam yağsam yolunda,
_____________________

_____________________

Uyku olsam kolunda,
_____________________


_____________________

Bedenim, uçar bulutlarda,
_____________________

_____________________

Ruhum, yırtık bir uçurtma...
_____________________

alıntı

Yorum (yok) Yorum yaz!

ahh 1 yagmur yagsa...

29/9/2009 ·


..ahh bir yağmur yağsa şöyle mis gibi..
duysam hiçbirşeye değişemeyeceğim o muhteşem sesini ; penceremden..
atıversem kendimi kimsesiz,sessiz sokaklara..
dünya dursa , zaman dursa ; ben dursam !

Yorum (yok) Yorum yaz!

"Seni Seviyorum" Dedim "Bende Seni" Dedi.. 2

29/9/2009 ·



Yüreğimi açmak! dedim.
Bir tebessümle bak her şeye dedi.
Tebessüm dedim.

Her kapının anahtarı dedi.
Kapı dedim.
Girmeden bilemezsin dedi.
Ya korku! dedim.
Bilinmeyenden korkar insan dedi.
Ben kimim? diye sordum.
Sevgiyle beslenensin dedi.
Durdum. Durdum. Yine sustum.
Kimsin? diye sordum.
SEN'im dedi.
  

Yorum (yok) Yorum yaz!

29/9/2009 ·

Sevmek dedim.
"seviyorum seni Yoluna ölmek dedi.
Yol dedim.
Alıp başını gitmek dedi.





Gitmek dedim.
Bir Ahh çekip dostlardan ayrılmak dedi.
Dost dedim.
Durdu bana baktı dost diye mırıldandı.
Yüreğime nasıl koysam bilemediğim dedi.






Yürek dedim.
Dünyaları içine sığdıramadığım dedi.
Dünya dedim.
Hayatın bir yüzü dedi.







Yüz dedim.
Ardında ne gizli bilemediğim dedi.
Giz dedim.
Hep çözmeye çalıştığım dedi.
Çalışmak dedim.
Bitmeyecek öykü dedi.
Öykü dedim.
Binlercesini içimde gizliyorum dedi.
Gizlemek dedim.
İşte her şeyin bitimi dedi.


Sevda dedim.
Ellerimde bir çiçekle
Peşinden koştuğum dedi.
Koşmak dedim.
Hayat bir maraton dedi.
Hayat dedim.
Öyle kısa ki! dedi.
Niçin kısa? diye sordum.
Yaşanacak çok şey var zaman yok dedi.




Yaşanması gereken ne var? diye sordum.
Aşk dedi.
Kaç kere? diye sordum.
Bin kere dedi milyon kere AŞK.






Neden bir kere değil? diye sordum.
Bütün aşkların toplamı en yüce ve tek aşk dedi.
Önce ona varsan olmaz mı? diye sordum.
Keşke olsa dedi ama önce yoğrulmak gerek.
Acı çekmek mi? diye sordum.
Evet aşk acısında yok olmak dedi.
Yok olunca! dedim.
İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın dedi.




Gerçek aşk! dedim.
Büyük o! dedi.
Durdum. Durdum. Ve sustum!
Neden sustun? diye sordu.
Yüreğim titredi sanki dedim.
Neden? diye sordu.
Bilmiyorum dedim. Büyük O!"
Evet dedi. Büyük O!
Nerede? diye sordum.
Her yerde dedi.
Nasıl? diye sordum.
Yüreğini aç dedi




Yüreğimi açmak! dedim.
Bir tebessümle bak her şeye dedi.
Tebessüm dedim.
Her kapının anahtarı dedi.
Kapı dedim.
Girmeden bilemezsin dedi.
Ya korku! dedim.
Bilinmeyenden korkar insan dedi.
Ben kimim? diye sordum.
Sevgiyle beslenensin dedi.
Durdum. Durdum. Yine sustum.
Kimsin? diye sordum.
SEN'im dedi.







Yorum (yok) Yorum yaz!

Bir gülücük gönder bana....

29/9/2009 ·



bugün bir tek gülücük gönder bana;
sıcacık olsun!
...
bir gülüşe dilenmek ile tanıştığım bugün bir tek gülücük gönder ki bana. bari bugün üşümeyeyim

bugün...
bir tek gülücük gönder bana
avucuma koyarken gülüşünü sıcacık, tanımaya çalışmayacağım seni, senin beni bildiğin kadar.
söz! sormayacağım, ismin ne, kimsin ve nerdensin?

belki!.. belki sadece tutunacağım bakışlarına savrulmam için.
ve bil ki! soracağım sadece :
ne istersin benden, gülüşüne karşılık?

bugün bir gülücük gönder bana sıcacık olsun!
bugün sevdiğin insanların isimlerini getir hatırına...
aralarında ismim olsun...
bugün bulutlara dolanmış iplerini çöz kalbimin
ve altın bir kelebek gibi ellerinle tak saçlarına

hadi! hadi bir tek gülüşünü gönder bana bugün...
ve eğer hiçbirine mecali yoksa gönlünün bari çok sevdiklerini hatırla ve aralarında ismim olsun!
bari sadece sevdiklerini hatırla aralarında ismim olan!..
...

yahut sevenlerini hatırla yani seni sevenleri!..
ki adım var elbette onların arasında...

Yorum (yok) Yorum yaz!

Elif Dedim

29/9/2009 ·

Yorum (yok) Yorum yaz!

Karanlıktayım

29/9/2009 ·

' Karanlığım . . '
Tüm ışıklarını söndürdüm gözlerimde şehrin
Siyahını çekmiştim üç beş nöbetlerinin karşı kıyıya
Hemen hemen her gece yaparım bunu
Günü teslim ettikçe düne pembeleri solar çocukluğumun
Dibinde kırılganlıklarıyla birikir yalnızlığımın cam askerleri
Asılı kalır gözlerim yıldızlara kaydıkça bilirim ki
İzinde yaldızlanıp dağılır bir çaresizin daha sessiz harfleri


Büyüdükçe beyaz düşler bıraktı içimdeki çocuk
Açıldıkça saçlarının örgüsü kör düğüm oldu heveslerim
Tüm inandıklarım soluksuz
Kalpten yağmur damlaları ve isminle gökkuşağını çizmiştim beyaz kağıtlara
Toprağa düştükçe ıslak renkleri şiirler açardı yüreğimin arka bahçesinde
Rengarenk olurdu yaşam
Oysa şimdi
Katili oldum papatyaların her yaprağında ayrılığın kan izleri
Kirletti mavi düş tarlamı sular çekildi gözlerimden
Sere serpe ölü çiçekler


Teninin ateşine daldırıp kirpiklerimi
Resmini çizerdim kızıl dokunuşlarının
Sen mi yanardın bende yoksa ben mi kül olurdum teninde bilmiyorum
Renkleri yoktu bedenlerin duvardaki sevişmelerde
Öğrendim ki renk körüymüş Aşk


Ne hayalleri beyaz düşleri pembe ne umutları mavi huzuru yeşil
Arzuları da kırmızı değilmiş ki
Beyazda başlayıp siyahta bitermiş aşk
Belki de bu yüzdendir anılardaki fotoğrafların çabuk solması
Renkler bana bakın! büyüyorum siz iç içe girdikçe
Alacanızda yine de tutunuyorum hayata

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Stick Figure Family at FreeFlashToys.com