şeffaf bir şarap kadehi olmuş dudaklarından!Ve narkoz gibi bir ihanet sunuyorsun bu gece bana…
“10’a kadar say sevgilim” diyorsun; derin derin nefes al…”
BİR:
Yeni bir metresle
eski bir aşka başlar gibi uyanıyorum artık her sabah ve duman duman gözlerimin önünden acı dolu bir karmaşa akıp gidiyor…Gözlerimden fışkıran hiddet ve öfke sanki bir katile saplanan pis bakışlar gibi saplanıyor içime!
İKİ:
Tek sıra dizilmiş de Eros’un pegasuslara binmiş süvarileri
uçlarına gözyaşından barutlar sürülmüş kan okları atar aşıkların gözbebeklerine… Sokaklarda cirit atan huzursuzluk aşıkların avuçlarını kör bir jilet gibi kesmekte…
İlikleri inim inim titreten gecenin matemi kim bilir daha kaç intihara gebe?
Haykırıyorum gece gece kudurmuş varlığına!
Bırak bari İstanbul tanık olsun damarlarıma zerk ettiğin ızdıraba!
ÜÇ:
Bak
şu acının her açısını derece derece tavaf etmiş avuçlarıma bak!Şu hasretten tenime silinmez mürekkeplerle kazınan kedere bak!
Şimdi hangi alim yapar suskunluğumun tabirini?!
Gözbebeklerimden tebdil-i kıyafet dolaşan bir kıyamet olup süzülen şu mısralar
hangi kavmin günahıdır?Hangi cesur peygamber üstlenir uyarmayı artık
sesimde cirit atan kafir zümreyi?! DÖRT:
Avuçlarımdaki acıya bak!
Şimdi ben
nereye dökeyim bu acıyı?Hangi okyanusa boşaltsam
taşıyabilir bu sancıyı?Hangi yıldız şaşırmaz yörüngesini?
Hangi kara delik çekebilir avuçlarımdaki kahrı?!
Şimdi ben bu acıyı nereye dökeyim
nereye saçayım
gözbebeklerimin hazine arazilerine durmadan gecekondu mahalleleri kuran bu mafyavari kederi? BEŞ:
Gözlerimden fışkıran renkli dumanların önünde acılar sanki resmi geçit yapıyor…
Öyle bir bakıyorsun ki; sanki gökyüzünde yeni bir yıldız doğuyor…
Kime baksam
sana benziyor!Öyle kötü bakıyorum ki insanlara kimin yüzüne baksam
beni deli sanıyor! ALTI:
Yitirdim yüzünü ilmek ilmek…
Önce anılar yitti birer birer sonra da kırık dökük sözcükler…
Üç noktalar yitti sonra
yitti gitti
yitirilen uygarlıklar gibi şiirler… YEDİ:
Gözbebeklerine çöreklenen yalan
sana Havva’dan
Havva’ya Azazil’den miras!Bakışlarında gün geçtikçe
gayri meşru bir çocuk gibi büyüyor ihanet! SEKİZ:
Peri perdeleri ile örtüp yarım bırakılmış şiirlerin üstünü
içimde çıkarttığın tüm yangınları gözbebeklerimde söndürüyorum! DOKUZ:
Kiramen Katibin meleklerim bile ilk kez şahit oluyorlar böyle bir çıldırışa!
Parçalanıyor her an biraz daha sızlaya sızlaya Cahiliye Devri putları gibi
içime zamansız çöreklenen yalancı tanrıça! ON:
Ve şimdi bir küfür olup sızıveriyor adın dudaklarımdan sokaklara!
Sabah erken uyanan insanlar
ilk kez tanık oluyorlar bir şairin intiharına! Durma!
Biraz daha ölüm ver bana
biraz daha intihar koy meze tabağıma!Yetmiyor kanıma karıştırdığın narkoz bu ihanete katlanmaya…








dost diye mırıldandı. 












